25 Aralık 2008 Perşembe

25.12.2008 Ligde Sonbaharın Ardından...

Tam savaş baltalarının çıktığı anda, bir maç eksikle de olsa ilk deveyi kapattık. Bu tatil umarız en çok hakemlere yarar. Son haftalarda yapılan hatalar sebebiyle şikayetçi olmayan takım kalmadı. Eller, kollar, kartlar, ofsaytlar futbolun önüne geçince sahada sergilenen futbol hep ikinci planda kaldı.

Sivasspor bu devreyi lider bitirerek geçen sezon yakaladığı başarının “tesadüf” olmadığını ispatladı. Bu kadar kısıtlı bütçeyle yakalanan başarı, takım değerleri dokuz haneli rakamlarla ölçülen kulüplere de bir mesaj niteliğinde. İki sezondur bu mesajı alan var mı derseniz...Elbette yok!

Trabzonspor yıllar sonra yakaladığı “şampiyonluk havasını”, bir “ofsayt” ile kaybetme noktasına geldi. Taraftarın hatayı sporun dışına taşıyarak protesto etmesi ilerde daha büyük hatalara ve protestolara neden olacaktır. Siyasetin ve tehditkar üslubun bu protestoya egemen olması sezon başında kazandıkları sempatiyi de ortadan kaldırdı. Biz hala o “Lyon” karşısındaki takımı ve anlayışı özlüyoruz...

Galatasaray ve Fenerbahçe ise bu sonbahar aynı kaderi ve kederi paylaştılar. İki takım da sezona kötü bir başlangıç yaparken Galatasaray’ı Benfica deplasmanı, Fenerbahçe’yi ise Galatasaray derbisi ayağa kaldırdı. Galatasaray, Avrupa macerasına devam edebildiği için Skibbe bir adım önde görünüyor ancak iki tarafta da teknik direktör konusunda her maç sonu aynı tartışmalar yaşanıyor; Disiplinleri, oyuncu ile diyalogları hatta futbol bilgileri bile henüz taraftarları ikna edebilecek düzeyde kabul görmüyor.

Ankaraspor yerel yönetim desteğini en efektif kullanan takım. İkinci yarıda aynı tempoyu devam ettirmeleri diğer belediye takımları gibi yerel seçimlerle orantılı görünüyor. “Yerel seçimler” ve “futbol” kavramları ancak spor ve siyasetin bu kadar iç içe geçtiği bir ülkede beraber kullanılır herhalde...

Ertuğrul Sağlam Beşiktaş’a Metalist maçıyla veda etmişti. Denizli, o tarihten sonra üç dört tane “Metalist maçı” yaşamasına rağmen görevinin başında. İstikrar için gösterilen “sabır” olumlu ama futbol olumsuz.

Kayseri, Gaziantep ve Bursa temsilcileri de ligin “üst yarısında” bulunan takımlar. Taraftar desteğiyle, ligin sonuna kadar bu bölümde kalacak potansiyele de sahipler. Eğer devre arası, “yıldızlarını” kaybetmezlerse daha da yukarıyı zorlayacaklardır.

Diğer dokuz takım için işler biraz karışık görünüyor. Kocaeli ve Hacettepe, eğer reform yapmazlarsa, Bank Asya 1. Lig’e en yakın takımlar. Kalan yedi takımdan Antalyaspor ve Denizlispor’un da işleri zor. İyi niyetli ama genç kadroları gerilimin arttığı son haftalarda sıkıntı yaşayabilir. Tecrübesizliğin getirdiği baskı her an hata yaptırabilir ve hayati puanların kaybedilip 1. Lig’e uzanan son vizenin alınmasına neden olabilir.

Bu sene şampiyonluk, UEFA ve küme düşme mücadelesi çok çetin geçecek. İyi futbol izlemek isteyenler için sıkıcı, “polemikçiler” için malzemesi bol bir ilkbahar bizi bekliyor, umarım yanılırız. En azından ara transferde Bakan’ları odalarında futbolcuya imza attırırken veya taraftara “seçim vaadi” hesabından “transfer vaadi” verirken görmesek...



Güçlü Berk

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder